10 Şubat 2018 Cumartesi

Sus payı


Önümüze çıkan, ardımızda kalan, elimizden gelen, saymakla bitmeyen ve sayılı olmasından dolayı çabuk geçenlerimiz hepi topu bu kadar ve bu, bir bakıma kader...

Kelimelerle oynamayı sevdiğinde insan  asıl mevzuya gelene dek zaman kaybediyor ve kaybetmeye alışık bünyede  bu durum sıradan addediliyor. Mevzu da derin filan değil aslında... açıldıkça derinleşmesi muhtemel tabi ama gel gör ki daha ayağı suya sokmaya fırsat olmuyor.

Hayatı kolay yaşamaya and içip yine de  kendini dağlara taşlara vurmak ata sporumuz olduğundan  bin dereden su getirmek  müstehaktır bize...


23 Ocak 2018 Salı

Ses

Bir ses kırılırken duyulan sadece sessizliktir ve aradaki eslerden duygu durum analizi yapma becerisine sahip olmak gerekir.

Duygularımı saklamak konusunda yüksek öğrenim görmüş olduğumdan kendimi ele vermek istemediğimde dur durak bilmeden konuşurum sobelenmemek için ben.

Konuşmaktan yorulduğum yerde bulur musun beni?

10 Kasım 2017 Cuma

Günaydın

“bugün  hava ben gibi,
ruhum gibi,içim gibi
bulutların minik söküğünden
kaçamak sızan bir avuç güneş 
bir biteni unutma,
bir geleni hatırla der gibi.

bir kenar perdede,
oyuncusu izleyeninden çok,
tüm ödüllere aday bir hayat filmi oynamakta

bir nefes duman,
bir yudum acı su,
korkudan teslimiyete köprüler uzatan ünsüz  harfi bol kelimeler uçuşmakta.

bense  günaydın diyorum...”

“Burdaysa hava yağmurlu bana rağmen
Ben bulut kadar yüklü olup yağamazken hava içini  döküyor
ve ben hafif bir hasetlikle izliyorum.

bu sırada bir günaydın çıkagelip - Yağma, diyor
- Sen biriktirdiklerinle varsın, sensin
Boşver yağma,  diyor.

Sonra sabahın bu en puslu, en çirkin haline rağmen 
suratımın orta yerinde bir antidepresan gülümsemesi peydah oluyor.

Ne hoş...”